Tarih |
Bir ramazan daha avuçlarımızın arasından bir güvercin misali uçup gitti.Bir daha kine yetişir miyiz meçhul..Biliyorum ki bu ramazanda aramızda olanlardan bir kısmı gelecek ramazanda olmayacak.Bu ben de olabilirim..Kimsenin yarına çıkacağına dair cebinde garantisi yok.. Bayram namazında kirli avizeye bakarak düşündüm:Ramazan müslüman için dünya hayatının kısaltılmış süreci gibiydi.Uzun süren aç ve susuz sıkıntılı bir zaman sürecinden sonra iftarla gelen kısa süreli rahatlama bir boyunca devam etti.Söz konusu ayın sonunda uzun süreli adına bayram denen rahatlama ve mutluluk geldi.. |
|||
HALKTAN ÇALINMIŞ BİR KONGRE’NİN 90.YIL DÖNÜMÜKazım Karabekir de Mustafa Kemal de Henüz İstanbul’dan çıkmamışken Erzurumlular, yurtlarının Ermenilere peşkeş çekilmemesi için kongreler akt ediyorlardı. Cumhurbaşkanı Sayın Gül’ün de katılacağı 23 Temmuz Erzurum Kongresi, bir mânada Karabekir’in başında bulunduğu 15.Kolordu’nun Resmi Kongresidir. Halktan çalınan Gerçek kongre bu tarihten yaklaşık kırk gün önce yapılmıştı (17 Haziran 1919) |
|||
Nizamettin Korucu Cephanelik: Çırçır ve Dere Mahallesi arasında tepenin altında bir mekândır burası. İstiklal savaşında askeri cephanelik olarak kullanılmış. Rahmetli annem anlattığına göre cumhuriyetin ilk yıllarına kadar burada askerimiz nöbet tutuyormuş. Bugünkü hali tahmin edeceğiniz gibi içler acısı. Yarıya kadar toprağa gömülmüş bir vaziyette. Çevresi yabani otlarla yem yeşil bir haldedir. Bu otların gizlediği ise tam manası ile bir çöplük. Çürümeye, yıkılmaya yüz tutmuş bu bin bir hatırası olan tarihi cephaneliğin çevre temizliğine ve anlayan insanların yapacağı tamirata ihtiyacı vardır. |
|||
Erzurum Halkevi'nin şehir kültüründe kalıcı izleri oldu. Ama hepsi bu kadar. Ahali mecbur bırakılmadıkça islama uzak duran halkevcilerin semtine uğramamayı tercih ediyordu. |
|||
Nurculuğun Erzurum’daki siyasi , kültürel, ekonomik tesirlerinden bahsedebilmek için önce bu cereyanın kurucusu Said-i Nursi’nin Erzurum ile olan münasebeti üzerinde durmak gerekir. |
|||
Mustafa Çetin Baydar Erzurum için “Doğu'nun Kilidi” denir. Bu kilidin anahtar yuvası ise hiç kuşkusuz Aras Vâdisi'dir. Selçuklu atlılarının Aras Vadisine “Türk-İslam Damgası” vurdukları Kepertu (Hasankale) Savaşı'ndan (1049) 1914 Rus istilasına kadar Erzurum'u hedefleyen ne kadar askeri harekat varsa istisnasız Aras Vadisine uğramış; buna mukabil, yine bu dönemde barışın zenginlik ve mutluluk kervanları, bu vadiden geçerek Erzurum'u dünyaya bağlamıştır. |
|||
Mustafa Çetin BAYDAR 2000 yılının eşiğindeki Erzurum, maddi ve mânevi kalkınması için çareler arıyor. "Sultan Sekisi Toplantıları" Erzurum'u, yeniden ayağa kaldırılma yolunda oluşturulmuş sivil platformların başında geliyor. |
|||
