Kültür-Sanat

İMAN KALESİ ERZURUM’A MARŞ!

İnanca âşık kaderleri bozan, dokunulmaz atanmış

Kötü makam, yani mevki, kurbağa dilinde orun denmiş

İbiş

En yüce “Stalinsel Orun”

Baş Taun, Üst Firavun

Hayat dansıyla uyuşturup hıncımızı

Azar-azar öldürdün bizi

Çok öldüm, çok fazla dirildim

Hep ölsem, hep dirilsem

Seni yine affetmem

Tüm hayat bozucuların ortak adı: Taun

Bağışlanmayı bekle, avun!

Bizde bu can oldukça

Üstümüze vardın alçakça

Sen Taun: kader bozucu, bozulmuş kader

Hadi düzeltelim: oransız keder

Küfür ve zorlanmış inkâr meraklısı makam

Bağışlasam da ben, affetmez Mevla’m

Unutulmaz Mekânlar

Nizameddin KORUCU

1- Karasu Kütüphanesi: 1980 öncesi ve sonrası Mahallebaşı Nazik Çarşıda Erzurum Gençlerine hizmet vermiş bu kütüphanede binlerce temel kaynak eserin yanı sıra binlerce güncel ilmi kitaplar bulunurdu. Devrin âlim ve fazıllarının sohbetlerinin de olduğu bu mekânda sohbetin çayla beraber ziyafetini de tadabilirdiniz.

Hemşin Pastahanesi

Hemşin Pastahanesinin bir düşünce-tartışma zemini haline gelmesinde ilk adımı eski bir Marmaratör olan Özer Revanoğlu attı. (1963 sonbaharı)

Eğer hafızam beni yanıltmıyorsa Revanoğlu askerlik için Erzuruma gelmiş askerliği süresince de Hemşin pastanesini mekan tutmuştu. Başta İstanbul olmak üzere Türkiyenin dört tarafından dostları vardı. Özellikle de Nevzat Kösoğlu ve Nurhat Beylar olmak üzere Erzurumlularla iş ve kader birliği içindeydi. Siyaseten de Alpaslan Türkeş çizgisine yakın durmaktaydı.

Gönül Sahibi

Reşat Coşkun

Erzurum Kalesi’ne Tebriz Kapı yönünden çıkarken biraz dikkatliyseniz hemen solda kuytu bir köşede küçücük bir kulübede, kocaman yüreğiyle, saat tamiratı yapan Hacı Rahmi ile karşılaşırsınız..Kendisiyle tanışmamız on yıl öncesine dayanır.Daha doğrusu tanıştırılışım.Küçücük kulübesinde her çeşit saati tamir ederek sağlığına kavuşturur ve akabinde sahiplerine tıkır tıkır çalışıyor vaziyette teslim eder..Sağlık kelimesini özellikle seçmemdeki maksadım;onun saatleri insana benzetmesindendir.O bozulmuş saatleri hastalanmış insan olarak görür..Buradan kendisini de doktora benzeterek yücelttiğini ve yükseltiğini çıkaranlar hata etmiş olurlar.O sadece saatlere vermiş olduğu önemden dolayı onları böyle bir benzetme içerisindedir.

Erzurum Evleri

Reşat Coşkun

Bu şehirin evlerine önceden belki basit inşaat malzemesiyle yapılıyor, diye bir serzenişte bulunulabilir.O günün doğadan temin edilmiş taşı,odunu(kerestesi) çamurla yapılan harçla bir araya getirilseler de hiçbir zaman estetik boyutundan ve insanlar için yaşam alanı oluşundan taviz verilmeksizin yapılırdı.

Sokaklar savunma amaçlı olarak dar planlansa da hiçbir zaman evler bir birlerinin haklarına tecavüz etmeden alana serpiştirilmişlerdi.Cadde ve sokak boyunca uzanan evler; bir birlerine sırtlarını vererek veya kol kola girmişçesine yan yana dizilirlerdi.Çoğunlukla da ortak dertleri olan soğuktan korunmaktan dolayı böyle bir tertiplenme içindeydiler.

Erzurum Halkevi'ne Dair

Erzurum Halkevi'nin şehir kültüründe kalıcı izleri oldu.
Halkevi, Şehir aydınları ve bürokratik tabakaları için bir mabet misyonundaydı.

Ama hepsi bu kadar.

Ahali mecbur bırakılmadıkça islama uzak duran halkevcilerin semtine uğramamayı tercih ediyordu.

Kitapçı

Bu sefer size kendimi yazacağım. Bilirsiniz insanın kendini anlatması kadar güç bir şey yoktur. Hele bunu yazıya dökmesi başka bir sıkıntıdır. Hayatta seçimlerimizi kendimiz yaparız sanırız. Oysa hiç önem vermediğimiz çok küçük ayrıntılar, olaylar yaşarız ve hayatımızın akışı böylece çoğu zaman farkına varmadan değişiverir.

Turkcell'in Erzurumlu Çay Bardağı Reklamı

Merhabalar

Turkcell Erzurum temalı bir reklam filmi çekti.

Reklamı seyredemeyenler için bir link veriyorum: http://video.google.com/videosearch?q=turkcell+erzurum&emb=0&aq=f

Şimdi geçelim analize...

Erzurumlu Ebubekir Efendi/ 19.asırda Güney Afrikada Bir İslam Tebliğcisi :

Erzurumlu Ebubekir Efendi/ 19.asırda Güney Afrikada Bir İslam Tebliğcisi :

1820'll yıllarda Kerkük'te doğan Ebubekir Efendi, Kerkük Şehr-i Zur'da ecdadından Emir Süleyman tarafından inşa edilen medresede eğitim görmüş, babasının vefatından sonra da tahsilini İstanbul'da sürdürmüştür.

1862 yılıdır. Ebubekir Efendi'nin Erzurum' a yerleşmiş bulunan Ailesi, kıtlık sebebiyle büyük sıkıntılar çekmektedir. Hükümetten yardım istenecektir. Ebu Bekir Efendi İstanbul'a gider. Abdülmecid Han'ın padişahlığı dönemidir. Babıali'ye varır. Ailesi için yardım ister.

"SULTAN SEKİSİ" BİLİNCİ

Mustafa Çetin BAYDAR

2000 yılının eşiğindeki Erzurum, maddi ve mânevi kalkınması için çareler arıyor. "Sultan Sekisi Toplantıları" Erzurum'u, yeniden ayağa kaldırılma yolunda oluşturulmuş sivil platformların başında geliyor.

İçerik yayınları