Nizameddin KORUCU 1- Karasu Kütüphanesi: 1980 öncesi ve sonrası Mahallebaşı Nazik Çarşıda Erzurum Gençlerine hizmet vermiş bu kütüphanede binlerce temel kaynak eserin yanı sıra binlerce güncel ilmi kitaplar bulunurdu. Devrin âlim ve fazıllarının sohbetlerinin de olduğu bu mekânda sohbetin çayla beraber ziyafetini de tadabilirdiniz. |
|||
Bir ramazan daha avuçlarımızın arasından bir güvercin misali uçup gitti.Bir daha kine yetişir miyiz meçhul..Biliyorum ki bu ramazanda aramızda olanlardan bir kısmı gelecek ramazanda olmayacak.Bu ben de olabilirim..Kimsenin yarına çıkacağına dair cebinde garantisi yok.. Bayram namazında kirli avizeye bakarak düşündüm:Ramazan müslüman için dünya hayatının kısaltılmış süreci gibiydi.Uzun süren aç ve susuz sıkıntılı bir zaman sürecinden sonra iftarla gelen kısa süreli rahatlama bir boyunca devam etti.Söz konusu ayın sonunda uzun süreli adına bayram denen rahatlama ve mutluluk geldi.. |
|||
Saygın DEMİRCAN ailesinin goncaları EREN ve ONUR’ un Prof. Dr. Mustafa Erdoğan Sürat Ben klasik bir ozanım şiire meraklı Yıldızları sayarsam yanlışım çıkmaz ortaya |
|||
Reşat Coşkun Bugün ne hikmetse şehri turlarken bir iki mesele kafama takıldı.Kafamı kurcalayan bu meşgaleleri sizlerle paylaşmak istedim.Umulur ki etkili ve yetkili olanlar bu meseleye el atar da bir çözüme kavuştururlar.Öyle olmasa dahi en azından benim kafam ben söyledim.Günah benden gitti der, belki rahat eder!…Bunlardan birincisi bir zamanlar şehrin muhtelif yerlerinde faaliyete geçirildiği sergilenen borularla duyurulan boru fabrikası şimdilerde ne alemdedir?Bunu bilmek isterim..Faaliyette ise;kaç kişi çalışıyor?Yılda ne kadar üretim yapıyor? Şehrin ekonomisini katkısı ne kadar?Karlılığı ne durumdadır?Soruları uzatmak mümkün.. |
|||
HALKTAN ÇALINMIŞ BİR KONGRE’NİN 90.YIL DÖNÜMÜKazım Karabekir de Mustafa Kemal de Henüz İstanbul’dan çıkmamışken Erzurumlular, yurtlarının Ermenilere peşkeş çekilmemesi için kongreler akt ediyorlardı. Cumhurbaşkanı Sayın Gül’ün de katılacağı 23 Temmuz Erzurum Kongresi, bir mânada Karabekir’in başında bulunduğu 15.Kolordu’nun Resmi Kongresidir. Halktan çalınan Gerçek kongre bu tarihten yaklaşık kırk gün önce yapılmıştı (17 Haziran 1919) |
|||
Hemşin Pastahanesinin bir düşünce-tartışma zemini haline gelmesinde ilk adımı eski bir Marmaratör olan Özer Revanoğlu attı. (1963 sonbaharı) Eğer hafızam beni yanıltmıyorsa Revanoğlu askerlik için Erzuruma gelmiş askerliği süresince de Hemşin pastanesini mekan tutmuştu. Başta İstanbul olmak üzere Türkiyenin dört tarafından dostları vardı. Özellikle de Nevzat Kösoğlu ve Nurhat Beylar olmak üzere Erzurumlularla iş ve kader birliği içindeydi. Siyaseten de Alpaslan Türkeş çizgisine yakın durmaktaydı. |
|||
Reşat Coşkun Erzurum Kalesi’ne Tebriz Kapı yönünden çıkarken biraz dikkatliyseniz hemen solda kuytu bir köşede küçücük bir kulübede, kocaman yüreğiyle, saat tamiratı yapan Hacı Rahmi ile karşılaşırsınız..Kendisiyle tanışmamız on yıl öncesine dayanır.Daha doğrusu tanıştırılışım.Küçücük kulübesinde her çeşit saati tamir ederek sağlığına kavuşturur ve akabinde sahiplerine tıkır tıkır çalışıyor vaziyette teslim eder..Sağlık kelimesini özellikle seçmemdeki maksadım;onun saatleri insana benzetmesindendir.O bozulmuş saatleri hastalanmış insan olarak görür..Buradan kendisini de doktora benzeterek yücelttiğini ve yükseltiğini çıkaranlar hata etmiş olurlar.O sadece saatlere vermiş olduğu önemden dolayı onları böyle bir benzetme içerisindedir. |
|||
Hiç okuduğunuzda hayretle, ilgiyle, ibretle ya da tebessümle altını çizdiğiniz satırları paylaşmak arzusu duydunuz mu? İşte şimdi bu arzuyu duyanların ve onların altını çizdiği satırların bir sitesi var: Bu sitede, okuduğu satırların altını çizen ve altlarını çizdiği satırları paylaşma ihtiyacı duyanlar buluşuyorlar. Hergün yeni eklenen yazarlar, kitaplar ve altı çizili satırlarla zenginleşen sitede gönderilenlerle ilgili yorumlar yapılabiliyor. Okuyan, edindiği ilmi ve irfanı paylaşarak çoğaltan herkesi Altı Çizili Satırlar'da buluşmaya davet ediyoruz. |
|||
Nizamettin Korucu Cephanelik: Çırçır ve Dere Mahallesi arasında tepenin altında bir mekândır burası. İstiklal savaşında askeri cephanelik olarak kullanılmış. Rahmetli annem anlattığına göre cumhuriyetin ilk yıllarına kadar burada askerimiz nöbet tutuyormuş. Bugünkü hali tahmin edeceğiniz gibi içler acısı. Yarıya kadar toprağa gömülmüş bir vaziyette. Çevresi yabani otlarla yem yeşil bir haldedir. Bu otların gizlediği ise tam manası ile bir çöplük. Çürümeye, yıkılmaya yüz tutmuş bu bin bir hatırası olan tarihi cephaneliğin çevre temizliğine ve anlayan insanların yapacağı tamirata ihtiyacı vardır. |
|||
Reşat Coşkun Şehirleri emsallerinden farklı kılan özelliklerinden birisi de bulvarlarının çokluğu ve bunların düzenelenmesinde gösterilen hassasiyettir.Sözlüklerde ağaçlı,geniş,iki taraflı şehir caddesi,hiyaban olarak izah edilen bulvardan şehrimizde benim bildiklerim bir elin parmaklarının sayısını geçmez.Bunların içinde en önemlisi de Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’dır. |
|||

