Skip to content


ESAS - Erzurum Sanal Ansiklopedik Sözlüğü

dadaş tarafından Per, 01/11/2007 - 13:05 tarihinde gönderildi.


 


Mustafa Çetin Baydar'ın Mehmet Akif Ersoy Tebliği

dadaş tarafından Pzt, 31/12/2007 - 14:47 tarihinde gönderildi.

Birinci Bölüm



Tokat-Erzurum Çizgisi üzerine

handadaş tarafından Per, 01/11/2007 - 20:46 tarihinde gönderildi.

Evliya Çelebi seyahatnamesinin 5.cildinde Tokat'ı şu  sözleriyle tanıtır: "Bu havası hoş şehrin dört tarafında,bahçe ve bostanlar içinde sular akar. Bu bahçelerde bülbüllerin ötüşü, insan ruhuna sefa verir. Meyveleri lezzetli ve lâtif olup, her tarafa hediye olarak gönderilir. Her bağında birer köşk, havuz, fıskiye ve çeşitli meyveler bulunur. Halkı zevk ehlidir. Gariplerle dostturlar; kin tutmaz, hile bilmez, deryadil, haluk, selim ve halim insanlardır. Herkese iyi zanda bulunurlar. İyi geçinirler, hayırlı yapılar yaptırmaya hevesleri çoktur.


"Şapka" Mustafa Necati Sepetçioğlu Roman ve Hikaye Yarışmasında Ödül Aldı

dadaş tarafından Salı, 30/10/2007 - 14:37 tarihinde gönderildi.

1. 2007 Uluslararası Tarihi Mustafa Necati Sepetçioğlu Roman ve Hikaye Yarışması Ödül Töreni Yapıldı Türk Edebiyatının Cumhuriyet Dönemi Romancılarından 'Çağımızın Dede Korkut'u Olarak da Adlandırılan Mustafa Necati Sepetçioğlu Anısına Düzenlenen Roman ve Hikaye Yarışmasında Dereceye Girenlere Ödülleri Verildi.

 


Radyomuzun Kırk Yılının Muhasebesi

Bundan Kırk yıl önce Türkiye’nin yeni bir Anayasa’sı, Erzurum’un da Radyosu olmuştu. Tevafuka bakın ki Anadolu’da ilk Türk gazetesi olan Envar-ı Şarkıye de meşrutiyet Anayasası’nı getirecek dönemin ürünüdür.


Meydan Rantiyeleri Ve Şehir Kültürü

Eğri oturup doğru konuşmak gerek.. Pek çok alanda merkezi idarenin gadrine uğrayan Erzurum, Metropol Belediyeciik konusunda torpilli bir şehirdir. Zira daha kalabalık , mevcut donanımları ile daha ziyade Metropol Belediye olmayı hak eden şehirler varken, Erzurum'a "Büyük Şehir" sıfatıyla belediye kurma yetkisi verilmiştir.


DADAŞ RİSÂLESİ

ERZURUM’DA GERÇEK MAHİYETİ İLE DADAŞ VE DADAŞLIK KALDI MI?

Yiğitlik, ideolojik muhtevası olan bir mefhum değildir; belki, tekerrürler sonucu kültürel bir mahiyet kazandığı söylenebilir. Onun tabiatı daha çok , fıtrı ve spontanedir. Genç ruhlar, hayatın korkuları ile henüz kuşatılmadıkları için, yiğitliğin ortaya çıkışında baş çekerler. Bedenen yaşlı, ruhen genç yiğitler bu tarifin tabiidir ki istisnasıdır.


Atlı Cirit Ve Medeniyetimiz

Dünyanın en uzun ömürlü imparatorluklarından biri olan Osmanlı Devleti, yerini Genç Türkiye Cumhuriyetine devrederek tarih sahnesinden ineli yıllar oldu. Ama onun uygarlık yolundaki derin izleri, kaybolacak gibi değil.. Üç kıta üzerine altı asır süren bir hakimiyeti tesis eden Türkler, hiç kuşkusuz birçok beşeri unsuru bir araya getirerek başarılı oldular. Uygarlık tarihçileri bu unsurları ele alır, her birine ayrı bir değer biçer.


Aras Boyu, Savaş Ve Barış Yolu

Erzurum için “Doğu’nun Kilidi” denir. Bu kilidin anahtar yuvası ise hiç kuşkusuz Aras Vâdisi’dir. Selçuklu atlılarının Aras Vadisine “Türk-İslam Damgası” vurdukları Kepertu (Hasankale) Savaşı’ndan (1049) 1914 Rus istilasına kadar Erzurum’u hedefleyen ne kadar askeri harekat varsa istisnasız Aras Vadisine uğramış; buna mukabil, yine bu dönemde barışın zenginlik ve mutluluk kervanları, bu vadiden geçerek Erzurum’u dünyaya bağlamıştır.


Osmanlı'dan Bir Nişane : Atlı Cirit

İnsanlarımız, at sırtından inip, otomobillerin, otobüslerin rahat koltuklarına tünemeden önce Anadolu’nun her yerinde cirit oynanırdı.

Eski Toplum’un; düğünlerde, seyranlarda, bayramlardaki belli başlı eğlencelerinden biri de , atlı cirit’ti.
Cirit, Anadolu’ya mahsus bir spor olarak, Selçuklu’nun, Osmanlı’nın ve diğer Beyliklerin hatırasıdır.
Orta Asya Türklüğü Cirit bilmezdi ; oraların atlı oyunlarının başında Bozkeçi (Buzkaşi) ,Çevgan, Gökbörü gelirdi.