Nizamettin Korucu Cephanelik: Çırçır ve Dere Mahallesi arasında tepenin altında bir mekândır burası. İstiklal savaşında askeri cephanelik olarak kullanılmış. Rahmetli annem anlattığına göre cumhuriyetin ilk yıllarına kadar burada askerimiz nöbet tutuyormuş. Bugünkü hali tahmin edeceğiniz gibi içler acısı. Yarıya kadar toprağa gömülmüş bir vaziyette. Çevresi yabani otlarla yem yeşil bir haldedir. Bu otların gizlediği ise tam manası ile bir çöplük. Çürümeye, yıkılmaya yüz tutmuş bu bin bir hatırası olan tarihi cephaneliğin çevre temizliğine ve anlayan insanların yapacağı tamirata ihtiyacı vardır. |
|||
Reşat Coşkun Şehirleri emsallerinden farklı kılan özelliklerinden birisi de bulvarlarının çokluğu ve bunların düzenelenmesinde gösterilen hassasiyettir.Sözlüklerde ağaçlı,geniş,iki taraflı şehir caddesi,hiyaban olarak izah edilen bulvardan şehrimizde benim bildiklerim bir elin parmaklarının sayısını geçmez.Bunların içinde en önemlisi de Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’dır. |
|||
Reşat Coşkun Bu şehirin evlerine önceden belki basit inşaat malzemesiyle yapılıyor, diye bir serzenişte bulunulabilir.O günün doğadan temin edilmiş taşı,odunu(kerestesi) çamurla yapılan harçla bir araya getirilseler de hiçbir zaman estetik boyutundan ve insanlar için yaşam alanı oluşundan taviz verilmeksizin yapılırdı. Sokaklar savunma amaçlı olarak dar planlansa da hiçbir zaman evler bir birlerinin haklarına tecavüz etmeden alana serpiştirilmişlerdi.Cadde ve sokak boyunca uzanan evler; bir birlerine sırtlarını vererek veya kol kola girmişçesine yan yana dizilirlerdi.Çoğunlukla da ortak dertleri olan soğuktan korunmaktan dolayı böyle bir tertiplenme içindeydiler. |
|||
Erzurum Halkevi'nin şehir kültüründe kalıcı izleri oldu. Ama hepsi bu kadar. Ahali mecbur bırakılmadıkça islama uzak duran halkevcilerin semtine uğramamayı tercih ediyordu. |
|||
Bu sefer size kendimi yazacağım. Bilirsiniz insanın kendini anlatması kadar güç bir şey yoktur. Hele bunu yazıya dökmesi başka bir sıkıntıdır. Hayatta seçimlerimizi kendimiz yaparız sanırız. Oysa hiç önem vermediğimiz çok küçük ayrıntılar, olaylar yaşarız ve hayatımızın akışı böylece çoğu zaman farkına varmadan değişiverir. |
|||
Merhabalar Turkcell Erzurum temalı bir reklam filmi çekti. Reklamı seyredemeyenler için bir link veriyorum: http://video.google.com/videosearch?q=turkcell+erzurum&emb=0&aq=f Şimdi geçelim analize... |
|||
Erzurumlu Ebubekir Efendi/ 19.asırda Güney Afrikada Bir İslam Tebliğcisi : 1820'll yıllarda Kerkük'te doğan Ebubekir Efendi, Kerkük Şehr-i Zur'da ecdadından Emir Süleyman tarafından inşa edilen medresede eğitim görmüş, babasının vefatından sonra da tahsilini İstanbul'da sürdürmüştür. 1862 yılıdır. Ebubekir Efendi'nin Erzurum' a yerleşmiş bulunan Ailesi, kıtlık sebebiyle büyük sıkıntılar çekmektedir. Hükümetten yardım istenecektir. Ebu Bekir Efendi İstanbul'a gider. Abdülmecid Han'ın padişahlığı dönemidir. Babıali'ye varır. Ailesi için yardım ister. |
|||
Mustafa Nazım/ Rüyaları İle İslam Milletlerine Parlak Gelecekler Vaad Eden Erzurumlu Mollla Davutzade Mustafa Nazım tarafından yazılan ve 1915'te yayınlanan "Rüyada Terakki ve Medeniyet-i İslamiyeyi Ru'yetgünümüz Türkçesiyle " Terakki eden İslam medeniyeti rüyaları görmek" kitabı oldukça uzak geleceği tasvir eden eserlerden. Erzurumlu Molla " Mustafa Nazım, zamanımızdan yaklaşık 300 sene sonrasını tasvir ediyor. Bu tasvirde durumumuz mükemmel, Avrupa 'nın durumu ise vahim..İslam Ülkeleri gelişmiş, ancak Avrupa zaruret ve sefalet içine düşmüştür. |
|||
Mustafa Nazım/ Rüyaları İle İslam Milletlerine Parlak Gelecekler Vaad Eden Erzurumlu Mollla Davutzade Mustafa Nazım tarafından yazılan ve 1915'te yayınlanan "Rüyada Terakki ve Medeniyet-i İslamiyeyi Ru'yetgünümüz Türkçesiyle " Terakki eden İslam medeniyeti rüyaları görmek" kitabı oldukça uzak geleceği tasvir eden eserlerden. Erzurumlu Molla " Mustafa Nazım, zamanımızdan yaklaşık 300 sene sonrasını tasvir ediyor. Bu tasvirde durumumuz mükemmel, Avrupa 'nın durumu ise vahim..İslam Ülkeleri gelişmiş, ancak Avrupa zaruret ve sefalet içine düşmüştür. |
|||
Vedat Aydın Şairin Eldivenleri, 12 Aralık 2002 tarihinde elim bir kaza sonucu aramızdan ayrılan şair yazar Nazir Akalın'ın Meneviş yayınları arasından çıkan kitabı. Şairin vefatının senei devriyesinde onun yazılarını, şiirlerini okumak, hatıralarını yâd etmek geride bıraktığı dostlarının elzem vazifeleri arasındadır. |
|||
